Kayıtlar

Ekim, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İslamda Tövbe 2

Günahlara Karşı Tövbe İNSAN GüNAH işleyebilen bir varlık. “Benim günah işlemem mümkün değil.” diyebilen hiç kimse bulunmuyor. Her insan, şu veya bu şekilde, az veya çok, günah çukuruna yaklaşıyor, bazen de içine düşüyor. Bizler, akıl ve kalb dengesi içinde hayatımızı sürdürüyoruz. Fakat, insan sadece akıl ve kalbden ibaret olmadığı için, başta nefis olmak üzere baskın duygular, söz dinlemez hisler, önü alınmaz hevesler ve karşı konulmaz vehimler altında, bazen farkında olarak veya olmayarak irademize söz geçiremiyor ve günah işliyoruz.   İşin aslına bakılırsa, Yüce Allah bizi kendisine yaklaştırmak, bizi kendisine muhtaç etmek, bizi kendisine çekmek için birbirinden farklı, değişik vesileler yaratmış. Mesela, acıkma gibi bir duygu verip, bizi rızka muhtaç etmiş, Rezzak olduğunu göstermiş ve bizi bu yolla Kendisine bağlamış. Biz de kul olarak bütün ihtiyaçlarımızı O'ndan istemiş, O'nu Rezzak olarak bilmiş, gerçek anlamda rızık verici olarak O'nu tanımışız. De...

Hatasız Kul Olmaz

1. Beşer,şaşar  insanlar arasında meşhur sözlerdendir. İnsanoğlu,elbette  hata yapacaktır.Ancak, bu hal hata işlemeyi alışkanlık haline  getirmekle karıştırılmamalıdır.  Hata ile bilerek isteyerek yapılan yanlış hareket birbirinden oldukça farklıdır. İlkinde  farkında olmadan veya bir anlık boşa düşmekten  meydana gelen bir davranış varken ikincisinde bu hatalı hareketi yapmak için fırsat kollamak ve elinde imkan oldukça onu sürekli  olarak yapmak vardır. Yaptıklarıma asla pişman değilim, fırsatım olursa tekrar  yaparım diyorsan o yanlıştan daha büyük ve ağır bir yanlış üstü yanlış içindesin  demektir. 2. Yapılan her bir hata insan kalbinin bir beyaz yaprak  olarak sembolleştirirsek oraya  bir siyah nokta konmuş  gibi iz bırakır. Bu hatalar arttıkça siyah noktalar artar. Sonuçta kalp simsiyah hale gelir ve beyaz olan hiçbirşeyi kabul etmemeğe  başlar. İşte bu hal, kalbin mühürlenmesi dediğimiz noktadır...

İslamda Tövbe

İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar..."  (Nisa, 4/116) buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir. Kitaplarımızda canıgönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”   (Tahrim, 66/8) buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir: 1.  Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak. 2.  Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak. 3.  Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğ...

Maskeli Başlık Parası

Başlık parası, görüntüde toplumdan kaldırıldı modernleşmiş toplum kesimlerimizde. Anneler başlık parası istemiyor şimdi. Sadece süt parası istiyorlar. Sanki verdikleri sütü parayla vermişler  gibi. Süt parası, 1 milyardan uçuk rakamlara  kadar değişiyor. Hani başlık parası kalkmıştı ? İsim  değişmekle  içerik değişmiş olmuyor?

AKIL NEDİR?

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: "Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?" Doktor, "Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?", der. Adam, "Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova, kaşık ve fincandan büyük." "Hayır," der doktor, "normal bir insan küvetin tıpasını çeker." Ders: Akıl, sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır.

Müslüman Nasıldır?

Müslüman sorulara  cevap veren insandır. Sorular karşısında apışıp kalan ya da küfreden insan değildir.

Hak

Hak, hak olmadıkça  hakkına  hak getirmez.

Haber Dili

Tv kanalı haberi sunarken " Erkek Terörünün Son Kurbanı"  diye başlık atıyor. O zaman bu yakınlarda  arkasından konuştu diye bir erkeği öldüren kızın haberini de "Kız Terörünün Son Kurbanı" diye vermek  gerekmez mi ? Bu ne art niyetli bir haber dilidir ! Bu ülkede veya bu dünyada bir kadın- erkek savaşı mı var ? Var ise tvlerde olan sayısını bilemediğim aşk dizileri niye var ?  Zamanımız şiirlerinin çoğu olmayan bir durum olan aşk üzerine yazılarak yalan mı söylüyorlar ?

Hayat Penceresi

Yaşadığımız  hayat, çevreye baktığımız ve iletişim kurduğumuz penceremizdir. Eğer ki pencereyi maviye boyamışsak herkesi mavi görürüz. Misal içki düşkünü  biri herkesin aslında içkiyi seveceğini sevdiğini hatta sevmesi gerektiğini düşünür. İnsanlara tuzak kurmak peşinde olan biri herkesin insanlara ihanet ve entrika peşinde olduğunu ; bunu yapmayanların ahmak ve değersiz insanlar olduklarını zanneder. Aklı bel altına inmiş birisi herkesin yaptığı her hareketi ve sözü bel altı hedefli ve amaçlı bir davranış olarak görür ve  yorumlar. Sözün özü mesele pencere meselesi . Her sapık ve sapkın herkesi kendi gibi sapık ve sapkın zanneder.

Ahlaki Çekimler

İnsan var ahlak yoksunluğu rekoru kırıyor. Bir çıkar elde edeceği vakit ise ahlâk şampiyonu pozları veriyor. Öyle konuşuyor ki yakından tanımayanlar konuştuğu vakit keşke ben de onun gibi olabilsem diye iç geçiriyor. Oysa hepsi poz vermekten ibarettir. Samimiyetsizlikte dip noktadır.

Ölüm ve Gerçek

Ölüm gerçektir.Ölüm sebebiyse koca bir bahane. Ecel gelmişse çıkıverir bir sebep ve ölüverir insan ve eşya. Hani sözde sonsuza kadar sonsuzca yaşıyor ya. Hepsi bir yalan ve aldatmaca. İnsanın bu tarz düşünceler duygularla yaşadığı aslında açık bir yabancılaşma. Kendi  değişmez gerçeğine yabancılaşıp sonu hiç olan işlere gönlünü kaptırmaktan ibaret olan bir hal.  Allahın zatı dışında herşey yok olucudur. Tek gerçek bu. Ötesi hepsi yalan.

REENKARNASYON HURAFESİ HAKKINDA AKIL VE MANTIK NE DİYOR ?

AKIL VE MANTIK REENKARNOSYAN HAKKINDA NE DİYOR? Şimdi maddeler hâlinde, akıl ve mantığın tenasühü reddettiğini ortaya koyalım: 1-  Eğer tenasühü yaşayan, bin kişiden bir kişi bile olsa, dünya nüfusuna kıyasla tenasühün ne kadar sıklıkla görüleceği aşikârdır. Hâlbuki bunu iddia edenler bir elin parmaklarını geçmemektedir. Bu da tenasühün hakikat olmadığına bir delildir. 2-  Tenasühe inanan kişiye soruyoruz: Öldükten sonra dirilme, beden ve ruh ile olacaktır. Azap veya lezzetler ikisinedir. Binlerce bedene girmiş bir ruh, hangi şahsiyetiyle haşrolacak ve hesaba çekilecektir? 3-  Eğer “En son beden” diye cevap verilirse, o hâlde biz de deriz ki: Mesela on beden değiştirmiş olan ve ilk dokuz bedeninde zalim, son bedeninde ise salih olan bir ruh, salih olarak cennete girse; acaba ilk dokuz bedeninde zulmettiği mazlumların haklarının ondan alınmaması bir zulüm değil midir? Hâlbuki Allah-u Teâlâ zerre miktar zulmetmez. 4-  Veya tam tersi olarak, bir ruh ilk doku...

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)