Kayıtlar

İslamda Tövbe 2

Günahlara Karşı Tövbe İNSAN GüNAH işleyebilen bir varlık. “Benim günah işlemem mümkün değil.” diyebilen hiç kimse bulunmuyor. Her insan, şu veya bu şekilde, az veya çok, günah çukuruna yaklaşıyor, bazen de içine düşüyor. Bizler, akıl ve kalb dengesi içinde hayatımızı sürdürüyoruz. Fakat, insan sadece akıl ve kalbden ibaret olmadığı için, başta nefis olmak üzere baskın duygular, söz dinlemez hisler, önü alınmaz hevesler ve karşı konulmaz vehimler altında, bazen farkında olarak veya olmayarak irademize söz geçiremiyor ve günah işliyoruz.   İşin aslına bakılırsa, Yüce Allah bizi kendisine yaklaştırmak, bizi kendisine muhtaç etmek, bizi kendisine çekmek için birbirinden farklı, değişik vesileler yaratmış. Mesela, acıkma gibi bir duygu verip, bizi rızka muhtaç etmiş, Rezzak olduğunu göstermiş ve bizi bu yolla Kendisine bağlamış. Biz de kul olarak bütün ihtiyaçlarımızı O'ndan istemiş, O'nu Rezzak olarak bilmiş, gerçek anlamda rızık verici olarak O'nu tanımışız. De...

Hatasız Kul Olmaz

1. Beşer,şaşar  insanlar arasında meşhur sözlerdendir. İnsanoğlu,elbette  hata yapacaktır.Ancak, bu hal hata işlemeyi alışkanlık haline  getirmekle karıştırılmamalıdır.  Hata ile bilerek isteyerek yapılan yanlış hareket birbirinden oldukça farklıdır. İlkinde  farkında olmadan veya bir anlık boşa düşmekten  meydana gelen bir davranış varken ikincisinde bu hatalı hareketi yapmak için fırsat kollamak ve elinde imkan oldukça onu sürekli  olarak yapmak vardır. Yaptıklarıma asla pişman değilim, fırsatım olursa tekrar  yaparım diyorsan o yanlıştan daha büyük ve ağır bir yanlış üstü yanlış içindesin  demektir. 2. Yapılan her bir hata insan kalbinin bir beyaz yaprak  olarak sembolleştirirsek oraya  bir siyah nokta konmuş  gibi iz bırakır. Bu hatalar arttıkça siyah noktalar artar. Sonuçta kalp simsiyah hale gelir ve beyaz olan hiçbirşeyi kabul etmemeğe  başlar. İşte bu hal, kalbin mühürlenmesi dediğimiz noktadır...

İslamda Tövbe

İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar..."  (Nisa, 4/116) buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir. Kitaplarımızda canıgönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”   (Tahrim, 66/8) buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir: 1.  Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak. 2.  Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak. 3.  Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğ...

Maskeli Başlık Parası

Başlık parası, görüntüde toplumdan kaldırıldı modernleşmiş toplum kesimlerimizde. Anneler başlık parası istemiyor şimdi. Sadece süt parası istiyorlar. Sanki verdikleri sütü parayla vermişler  gibi. Süt parası, 1 milyardan uçuk rakamlara  kadar değişiyor. Hani başlık parası kalkmıştı ? İsim  değişmekle  içerik değişmiş olmuyor?

AKIL NEDİR?

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: "Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?" Doktor, "Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?", der. Adam, "Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova, kaşık ve fincandan büyük." "Hayır," der doktor, "normal bir insan küvetin tıpasını çeker." Ders: Akıl, sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır.

Müslüman Nasıldır?

Müslüman sorulara  cevap veren insandır. Sorular karşısında apışıp kalan ya da küfreden insan değildir.

Hak

Hak, hak olmadıkça  hakkına  hak getirmez.

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)