Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaygın Yalanlar "Çok Misafirperveriz" dir.

Değişik kültürleri , dilleri ve illeri tanıyınca bazı ortak sözlerde kulağınıza sık sık ziyaretçi olmağa başlar. İlimiz çok misafirperverdir. Bölgemiz çok misafirseverdir. Ülkemiz çok misafirperverdir. Cümlesi de bu cümlelerden biridir. Gerçekte eskiden bireycilik , bencillik ve menfaatperesetlik temel düşünce olmaya başlamadan evvel dünyanın hemen her tarafı misafirperverdi. Ne yazık ki  bencillik ve çıkarcılık insanlığın paradigması haline geldikten sonra ne herhangi bir ilin ne de herhangi bir ülkenin genelinde  misafirperverlik adlı yüksek ahlak  değeri kalmadı. Bırakınız misafirperverlik yapıp yedirip içirmeyi, insanlar birbirine bir selam vermeyi veya selamını almağı dahi  çok görür bir hale gelmiş durumda.

3B Denklemi: Ben ,Biz ve Buhran

Temel ölçünün Paradigmanın Odak noktasının "ben"ler  olduğu yerde "biz"lerden  oluşturulmuş olan toplumun huzursuzluğun içinde olması kaçınılmaz hale gelir. Zira hakkın ve haklının ne olduğunun temel tek ölçüsü bulunamaz bu halde. Böyle olduğunda "insan yüzde doksan beş oranında insanın kurdu" haline gelir. "Kurtlukta temel kanun düşeni yemektir" toplumsal realite oluverir.

Suç ve Ceza

Bütün suçluların yaptıkların suçların vardır bir  bahanesi. İnsan öldürmekten namuslu insanlara iftira atmağa varana kadar  bütün suçları işleyenlerin geliştirdikleri bir mantık mekanizması vardır.  Bu mekanizma genelde "ama" ile başlar ve devamında gerçekte geçersiz olan bir veya birçok tez savunulur durur.  Polis, pırlanta hırsızlığı yaparken yakalanan hırsıza  başını salllayarak  der sert bir şekilde : " Niye yaptın ,oğlum?" der. Hırsız pişkince ağzını yayarak  cevap verir.  " Ekmek parası için yaptım ,abi." Polis kendinden emin bir şekilde başını dik tutarak cebinden demir 1 TL çıkartır ve uzatır. " Al oğlum sana ekmek parası." der. Hırsız başını geriye atarak der ki. " Ama abi, sen de hiç halden anlamıyorsun ya..." Bu işler hep böyledir. Suç ,suçtur. Ahlaksızlık ve haksızlık her zaman her yerde herkes için suçtur , haksızlıktır ve ahlaksızlıktır.  Suçlar için getirilen temel bahanelerden biri de  sözde...

Sosyal Medya Ahlakı

Reel hayatta ahlaka ters düşen ne varsa sosyal medyada da aynı şekilde ahlaka aykırıdır. Bunu gözönünde tutarak şunları söyleyebiliriz. 1. Yemek yeme video ve fotoğrafları paylaşılmaz. Zira bu hem lüks gösterisidir hem de fakirlerin içlerini yaralamaktır. 2. Açık saçık fotoğraflar paylaşılmamalı. Reel hayatta nasıl ahlaka ters ise sosyal medyada da terstir. 3. Dedikodu ve iftira yapılmaz ve yayılmaz. Sosyal medya olunca yapılan dedikodu ve iftira  o vasfını kaybetmiş olmaz. 4.ishal olmuş gibi sürekli paylaşım yapılarak listedekilerin/takipçilerin ana sayfası lüzumsuz yere işgal edilmez. 5. Kişisel hesaplar sosyal medya üzerinden görülmeye çalışılıp bir veya birkaç kişiye hakaret için listedekileri...

Hayvanlar ve Çocuklar

Sevgi, samimiyettir. Sevmek,sevdiğine hizmet etmektir. Seven,sevdiğine karşılıksız hediyeler veren ve ona hizmet edendir. Seven, sevdiğinden çıkar sağlamaz. Seven, sevgi duyduğunun rahat etmesini kendi çıkarlarından üstün tutar. Eğer ki hayvanları seviyorsan çekeceğin bir kare için bir hayvanı yuvasında gezme güzergahında rahatsız etmezsin. Eğer  ki çocukları seviyorsan çocuğunu  para kazanma vasıtası haline  getirmezsin.

Akıp Gidiyor Hayat Dediğin

Resim
Nedir ki ömür dediğimiz bir avuç dua bir yudum mutluluk kaçan fırsatlar değil mi? Öyle ise bir insan ömrünü neye vermeli?

Zamane Soruları

1.Hocam  babet çorap  caiz mi? 2. Hocam su içsek oruç bozulur mu ? 3. Hocam, ilaç içmek için bir lokma ekmek yesek oruç bozulur mu? 4.Hocam, pikachuyu örnek almak    caiz mi ? 5.Hocam, besmele çekerek yemek yiyebilir miyiz? 6.Hocam, camii hocalarının dedikodusunu yapmak caiz mi? Güncellenmeye devam edecek,inşaallah.

Hoca ve Öğrenci ( Eleştiricilik Hastalığı)

  Bir edebiyat öğrencisi eğitimini tamamlamış.  Hocası, öğrencisini uğurlarken öğrencisine " Yazdığın son yazıyı, şehrin en kalabalık meydanına koy" demiş. " Yazının yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, yazıda beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş.  Öğrenci, birkaç gün sonra yazıya bakmaya gitmiş. Yazının çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle hocasının yanına dönmüş.  Hoca, üzülmeden yeniden yazıya devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci yazıyı yeniden yazmış. Hoca, yine yazıyı şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına 'bir kalemlik dolusu çeşitli renklerde kalemler' koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan 'beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden' bir yazı bırakmasını önermiş.  Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, yazısına hiç dokunulmamış. Sevinçle hocasına koşmuş. Hocası şöyle demiş: "İlkinde, insanlara fırsat v...

Balıkçı ve Yanan Kulübesi

Soğuk bir kış sabahı sahildeki küçük bir köyden bir balıkçı filosu denize açıldı. Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu. Gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti. Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini açıp, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Tanrı'ya yakararak kıyıda dolaştılar. Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı.. Hiçbir şeyi kurtarmak mümkün olmadı. Gün ışırken, herkes sevinçle balıkçı teknelerinin tümünün sapasağlam limana döndüğünü gördü.. Kıyıda ağlayan tek kişi vardı. Yangında evi kül olan kadın.. Kocası karaya çıkarken "Mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yangında kül oldu" diye haykırdı. Adam karısına sarıldı.. "O yangına şükürler olsun! Gecenin zifiri karanlığında, o müthiş fırtınada, dağ gibi dalgalar arasında, Yanan kulübemizin ışığı sayesinde bütün tekneler, yolumuzu bulduk ve Tümümüz sağ salimen dönebildik." Ayet ne diyor; "Sizin hayı...

BENLİ FIKRA

 Bir gurup insan uçakta yolculuk ediyormuş.  Pilot gelip yolculara "Uçak düşüyor.." demiş.  Uçakta bir paraşüt eksikmiş.  Adamın biri: – "Ben falanca finans`ın başkanıyım, yaşamalıyım.." deyip, paraşütün birini alıp atlamış. Başka bir adam: – "O oranın`nın başkanıysa, bende Filanca İnvestment`nın başkanıyım.." deyip, o da atlamış.  Adamın biride: – "Ben de dünyanın en zeki yatırımcısıyım.." demiş, o da atlamış.  Uçakta en son sadece bir yaşlı bir de genç adam kalmış.  Yaşlı adam: – "Oğlum benim ayağımın biri çukurda sen atla.."  Genç adam: – "Amca ikimizde kurtulacağız.."  Yaşlı adam: – "Nasıl olacak bu?.."  Genç adam: – "Hani o ben dünyanın en zeki yatırımcısıyım diyerek atlayan adam vardı ya, o benim sırt çantamı alıp atladı!.."  Mütevazi olmak ve sakin kalmak galiba bazen en doğru seçenektir....

Babalar ve Analar

Babaların gölgesi olur. Onların dağlar gibi koruyuculuğu olur. Her çocuk için babası boyu 1.40 olsa bile Himalayalar gibi devasa ve yıkılmazdır. Babaların bilgeliği olur. Dirayeti olur, feraseti olur. Karizması olur. Hayatta kazandığı tecrübelerle eşsiz yol göstericiliği  olur. Anaların ise sevgi dolu kucağı olur. Ana hayatın acıları karşısında kaçılan bir sığınaktır. Analar çocuklarının ve çocuğu gibi gördüklerinin dertlerini  biriktiren sağaltan azaltan bir yığınaktır. Anaların şefkati olur. Anaların  gözlerinin  acılardan  dertlerden  dolması vardır. Ana, kaybedildiğinde insanın büyük bir uçuruma düşer gibi olduğu yardır. İnsanın kendi anlam ve his dünyasında herşeyi doğru yere koyması gerekir. Bir babadan bir ananın rolü beklenemeyeceği gibi  bir anadan da  bir babanın rolü ve kimliği beklenemez. İşte bunun için anaların değil " babaların "  gölgesi yeter.

NOSTRADAMUSUN YALANLARI VE GERÇEK YÜZÜ

Soru Detayı - Gayb ile ilgili yazınızı okudum; iki çeşit gayb olduğunu yazmışsınız. Gelecekte olan olayları sadece Allah'ın bileceğini de biliyorum. Benim aklıma takılan ise bazı insanlar Nostradamus isimli adamın kehanetini savunuyorlar. Ben de okudum, bu adamın geleceğe dair bu kadar fikri olması, yani 1500'lü yıllarda yaşamış olan bu zatın, bu kadar geleceğe dair yorumları bana ilginç geldi. - Bu adam nasıl olur da geleceğe dair bu kadar bilgi sahibidir ? CEVAP: Değerli kardeşimiz, İslâm anlayışına göre varlık âlemine ait üç temel kitap vardır. Birincisi, her şeyin takdir edilerek ilim diliyle yazıldığı kader veya levh-i mahfuz denilen İmam-ı Mübin’dir. İkincisi, her şeyin irade, kudret ve hikmetle yaratıldığı ve haricî varlık seviyesine çıkarıldığı kâinatı ifade eden Kitab-ı Mübin’dir. Üçüncüsü ise, insanın hayatı mânâlandırabilmesi, varoluşun sırlarını çözebilmesi için ona rehber olarak gönderilen ve diğer iki kitabın tefsiri olan Kur'ân-ı Ker...

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)