Kayıtlar

Kasım, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bülbül

Resim

Dinden Sapmadaki Sapıkça Mutluluğun Sosyolojisi

Müslümanlar  Peygamber Efendimizden itibaren belli bir hat üzerinde geniş cadde olarak devam etmişlerdir. Kimileriyse bu geniş cadde üzerinden tersi istikametlere giderek doğru yolda oldukları iddiasında  bulunmuşlardır. Bu İslam dininin sahibi Allahtır. O Allah bu dini yetim ve sahipsiz bırakmamış. Bu saptırmaya çalışanların hepsi iki elleri yana düşmüş şekilde mutsuzluk içinde azınlıktaki sapıklar olarak kalakalmışlardır. Öyleyse bu sapık hareketlerin başlatıcıları neden böyle bir yola girmişlerdir ? 1.Kendi günah isteklerini tatmin için bu sapık hareketleri maske olarak kullanmışlardır. 2.Kendi ırkçılıklarını sapıklık maskesiyle örtmüşlerdir. 3.Irkçılık yapabilmek için sapıkça görüşleri hak yolmuş gibi ortaya koymuşlardır. 4.Namaz ve diğer temel ibadetler nefislerine zor geldiği için hak yolmuş gibi gösterdikleri sapık yollarla namaz ve diğer temel ibadetlerden kendilerini kurtaracaklarını zannetmişlerdir. 5.Kendilerini bir  mücadele içinde gördükten sonra tara...

Sorumluluk Duygusu

Okulda öğretmenin eğitimine verilen öğrenciler evlerde ana babanın eline verilen  çocuklar ocakta evlat bekleyen yaşlı ana babalar ve dedeler hepsi bir emanettir. İnsan olarak bunlara sorumluluk duygusuyla yaklaşmalıyız. Öz canımız için ne kadar endişeleniyorsak onlar içinde öyle düşünceler ve duygular içinde olmalıyız. Modern zamanların bireycilik mikrobuyla zayıflatıp günah sevap düşüncesine gerek yok virüsüyle yok ettiği sorumluluk duygusu bu vakitlerde en çok ihtiyacımız olan haldir .

Gol

İnsanın kendi kalesine attığı gol de neticede goldür. Garip olan kişinin kendi kalesine attığı gole sevinmesi ; hatta bu olduğunda sevinç denizlerinde boğulacak kadar şuursuzlaşmasıdır.

Osmanlının Dinine Küfreden Bari Müslüman Olsa

Müslümanların derdiyle dertlenmediği  Müslümanları zerrece  sevmediği halde samimi Müslümanlara ve tarihteki Müslüman Devletlere sözde İslam adına hüküm verip onları İslama ait olmayan mantıklarıyla sözde  İslamdan çıkaranların İslam adına hüküm verebilmesi için önce Müslüman olmaları ve Müslümanların dertlerini ırkının derdinden önce görmeleri lazım. Bu hal  güneşi bir yıldız böceğine uydu yapmağa  çalışmak gibi tamamen abdsürd ve çelişkilerin zirvesinde olan bir durumdur. Atalarımızın bir sözü var: Dinime küfreden bari Müslüman olsa. Bunların ki tamamen böyle bir durum.

İnsanlar

İnsanlar dara düşenlere karşı muamelelerine göre ikiye ayrılır: 1. Bir darbede benden olsun diyenler 2. Dost dar günde belli olur diyenler

Allah Bağışlayıcıdır ve Bağışlayanları Sever

“ Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti Kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.”   (Enam Suresi, 54) “ Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti Kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.”   (Enam Suresi, 54) “… Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”   (Teğabün Suresi, 14) “… öfkelerini yenenler ve insanlar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever .   (Al-i İmran Suresi, 134)   “… affetsinler ve hoşgörsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, ...

Tarafsızlık Hikayesi

Tarafszlıktan dem vuranların tarafsız kanallar seyretmek ve  takip etmekten dem vuranların genellikle sadece kendi  tarafları olan kanal ve mecraları  takip etmeleri bir tesadüf müdür yoksa açık bir hakikatin meydana  çıkması mıdır ? Hepsi  koro gibi aynı cümleleri tekrarlıyorsa biz buna nasıl tarafsızlık diyebiliriz ki.. Hepsi karşı taraf içinde neler döndüğünden bile habersizse bunun  nesnellik olarak ifade edilmesi  nasıl mümkün olabilir ki.. Tarafsızlık modern dünyada en çok okunan ve hiçbir gerçeği olmayan kötü bir hikayeden öte bir şey değildir.

Hayatın Üç Meyvesi

İnsan, bu hayatta şükreder ya rabbisine ya kendisine nimet taşıma görevi verilmiş elçiler konumunda olan eşyalara ve insanlara sever ya sevgililer sevgilisini ve Allah azze ve celleyi ya da  kendisine sevgi gösterisi yapan içi çıkar dolu zararlı yalancıları över ya bütün güzelliklerin sahibi ve yaratıcısı ve sanatkarı olan Cenabı  Hakkı ya da  çok sürmeyerek solacak olan geçici güzellikleri ve bir şekilde birine kulluk yapar. ya  nefsine ya başka bir nefse ya  güçlü gördüğü bütün  nesnelere  ya da gücü herşeye yeten                    herşeyi  bilen Allahu Azimüşşana  kulluk yapar.

Çocuk ve Biz

Çocuğumuz yetiştirmek için harcadığımız çaba para kazanmak için sarfettiğimiz gayretten fazla değilse onlardan fazla bir şey bekleyemeyiz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)