Kayıtlar

Kısa Öyküler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Özel Hayat Mahkemesi

Öldürülen kadının yakınları mahkemede öldüren eski kocanın karşısındaydılar. Yüzleri kin ve nefretten kıpkırmızı hale gelmişti. Yumruklar sıkılmış küfürler ağızların köşelerine bucaklarına hini hacette lazım olur diye özenle yerleştirilmişti. Mübaşir çağırdı mahkeme başladı. Hakim sordu.

Kime Ne ?

  Demişler ki kasabada yangın var. Bana ne demiş Demişler ki sizin evde Demiş ki sana ne Bulmuş her çeşidine ayrı bir bahane İstemezmiş karıştır olsun yediği boz yeşil nane Özgürce yapsın yapacağı her işi İster şer ister hayr kime ne Birgün içerken sigara kahve ile Kaptırmış sigarayı kara kasırga yele Tutuşmuş ayakkabı, yanmış bağcığı bile Yetişin arkadaşlar yanıyorum demiş Bize ne demişler İyi de sizin sokağınız da yanıyor Sokak bizim sana ne demişler

İş Ahlaksızlığının Sonucu

Yaşlı tahta ev marangozu emekli olmak ister  İş vereni, marangozdan son bir kez ev yapmasını ister  *  Marangoz tamam der.  Fakat gönlü işte olmadığı için kalitesiz bir ev yapar  *  İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için gelir  Marangoza bu ev senin güle güle kullan der.

Paranın Hikayesi

Resim

Hoca ve Öğrenci ( Eleştiricilik Hastalığı)

  Bir edebiyat öğrencisi eğitimini tamamlamış.  Hocası, öğrencisini uğurlarken öğrencisine " Yazdığın son yazıyı, şehrin en kalabalık meydanına koy" demiş. " Yazının yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, yazıda beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş.  Öğrenci, birkaç gün sonra yazıya bakmaya gitmiş. Yazının çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle hocasının yanına dönmüş.  Hoca, üzülmeden yeniden yazıya devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci yazıyı yeniden yazmış. Hoca, yine yazıyı şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına 'bir kalemlik dolusu çeşitli renklerde kalemler' koymasını söylemiş. Yanına da, insanlardan 'beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden' bir yazı bırakmasını önermiş.  Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, yazısına hiç dokunulmamış. Sevinçle hocasına koşmuş. Hocası şöyle demiş: "İlkinde, insanlara fırsat v...

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)