Kayıtlar

Kısa Hikayeler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Özel Hayat Mahkemesi

Öldürülen kadının yakınları mahkemede öldüren eski kocanın karşısındaydılar. Yüzleri kin ve nefretten kıpkırmızı hale gelmişti. Yumruklar sıkılmış küfürler ağızların köşelerine bucaklarına hini hacette lazım olur diye özenle yerleştirilmişti. Mübaşir çağırdı mahkeme başladı. Hakim sordu.

Kime Ne ?

  Demişler ki kasabada yangın var. Bana ne demiş Demişler ki sizin evde Demiş ki sana ne Bulmuş her çeşidine ayrı bir bahane İstemezmiş karıştır olsun yediği boz yeşil nane Özgürce yapsın yapacağı her işi İster şer ister hayr kime ne Birgün içerken sigara kahve ile Kaptırmış sigarayı kara kasırga yele Tutuşmuş ayakkabı, yanmış bağcığı bile Yetişin arkadaşlar yanıyorum demiş Bize ne demişler İyi de sizin sokağınız da yanıyor Sokak bizim sana ne demişler

Balıkçı ve Yanan Kulübesi

Soğuk bir kış sabahı sahildeki küçük bir köyden bir balıkçı filosu denize açıldı. Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu. Gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti. Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini açıp, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Tanrı'ya yakararak kıyıda dolaştılar. Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı.. Hiçbir şeyi kurtarmak mümkün olmadı. Gün ışırken, herkes sevinçle balıkçı teknelerinin tümünün sapasağlam limana döndüğünü gördü.. Kıyıda ağlayan tek kişi vardı. Yangında evi kül olan kadın.. Kocası karaya çıkarken "Mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yangında kül oldu" diye haykırdı. Adam karısına sarıldı.. "O yangına şükürler olsun! Gecenin zifiri karanlığında, o müthiş fırtınada, dağ gibi dalgalar arasında, Yanan kulübemizin ışığı sayesinde bütün tekneler, yolumuzu bulduk ve Tümümüz sağ salimen dönebildik." Ayet ne diyor; "Sizin hayı...

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)