Kayıtlar

risale-i nur etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dua

Resim
 "Ey bu yerlerin hâkimi! Senin bahtına düştüm. Sana dehalet ediyorum ve sana hizmetkârım ve senin rızanı istiyorum ve seni arıyorum."  Sözler - 36 Dua   İslam Asistanı Uygulaması Burda Yükle

Kimler İtiraz Ederler

Resim
Onların içlerinde bid’alar taraftarı ve enaniyetli ve müşkül-pesend tenkidci kısımları itiraza çalışacaklar. Zülfikar Bid'alar taraftarı : dinde uydurma taraftarı. Müşkül pesend tenkitçi : Zorluk çıkaran eleştirici, kıl çıkarma /bulma sevdalıları

Yoktan Var Olmaz Diyenlerin İçyüzü

Resim
Dalalette, esbab ve tabiat mûcid olmak noktasında, bir sinek ve bir çekirdeğin icadı, hadsiz müşkilâtı var ve tavr-ı aklın haricinde bir iktidar iktiza ediyor. Onun için bilmecburiye icadı inkâr ediyorlar, "yoktan var olmaz" diyorlar ve i'damı da muhal görüyorlar, "var yok olmaz" hükmediyorlar.  Asa-yı Musa - 175 Dalalet : sapkınlık Esbab : sebepler Bilmecburiye: Zorunlu olarak İ'dam : yok olmak Muhal: imkansız

Ümitsizlik ve Karamsarlık Hastalığı

Hayatım süresince tecrübelerimle fikrimde doğan şudur ki: Ümitsizlik ve karamsarlık  en dehşetli bir hastalıktır ki, İslam Dünyasının  kalbine girmiş. İşte o ü mitsizlik ve karamsarlık  ki bizi öldürmüş gibi, ortadoğuda bir-kaç milyonluk küçük bir devlet, yeryüzünde bir milyar sekiz yüz  milyon Müslümanları kendine hizmetçi ve vatanlarını sömürge hükmüne getirmiş. Hem o ü mitsizlik ve karamsarlık  ki, yüksek ahlâkımızı öldürmüş, genel çıkarı bırakıp şahsi çıkara  bakışımızı  özelleştirmiş. Hem o  ümitsizlik ve karamsarlık  ki, manevi kuvvetimizi kırmış. Az bir kuvvetle, imandan gelen manevi kuvvetle kısa bir sürede doğudan batıya kadar  hükmü altına aldığı halde; o harika manevî kuvvet , ümitsizlik ve karamsarlıkla kırıldığı için, zalim yabancılar beş yüz yıldan  beri şimdi iki milyara yaklaşan  Müslümanı kendilerine esir etmişler. Hattâ bu  ümitsizlik ve karamsarlıkla  başkasının lâkaydlığını ve bezginliğini ken...

İnsan, Hayvan Gibi Yaşayabilir Mi?

Resim
    O muannid döndü dedi: "Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için sefahet ve eğlencelerle bu ince şeyleri düşünmeyerek yaşayacağız."

Karanlıktan Aydınlığa

   Bir zaman karanlıklı bir gurbette, karanlık bir gecede, zulmetli bir gaflet içinde, hal-i hazırda olan bu koca kâinat; hayalime camid, ruhsuz, meyyit, boş, hâlî, müdhiş bir cenaze göründü. Geçmiş zaman dahi bütün bütün ölü, boş, meyyit, müdhiş tahayyül edildi. O hadsiz mekân ve o hududsuz zaman, karanlıklı bir vahşetgâh suretini aldı. Ben o haletten kurtulmak için namaza iltica ettim. Teşehhüdde  ﺍَﻟﺘَّﺤِﻴَّﺎﺕُdediğim zaman birden kâinat canlandı; hayatdar, nurani bir şekil aldı, dirildi. Hayy-ı Kayyum'un parlak bir âyinesi oldu. Bütün hayatdar eczasıyla beraber, hayatlarının tahiyyelerini ve hedaya-yı hayatiyelerini daimî bir surette Zât-ı Hayy-ı Kayyum'a takdim ettiklerini ilmelyakîn, belki hakkalyakîn ile bildim ve gördüm.    Sonra  ﺍَﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟﻨَّﺒِﻰُّdediğim vakit, o hududsuz ve hâlî zaman; birden Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın riyaseti altında, zîhayat ruhlar ile vahşetzar suretinden, ünsiyetli bir seyrangâh sureti...

Bu blogdaki popüler yayınlar

İki Gözümün Çiçeği (Fadıl Aydın)

Mevlana Gibi (Abdurrahman Önül)